Matematik Geometri
Fizik
Kimya
Biyoloji Edebiyat Dil Anlatım Coğrafya
Tarih
Felsefe İngilizce Almanca

Organeller ve Görevleri


Organeller

Mitokondri : (Mitokondri Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Oksijenli solumun yapan tüm ökaryotik hücrelerde görülen
organeldir.Hücrelerdeki görevi enerji üretmektir. Dolayısıyla enerji ihtiyacının fazla olduğu kas hücreleri, aktif taşımanın fazla olduğu hücreler, sinir hücreleri gibi hücrelerde sayı oranı fazladır. Sayıları hücrenin fonksiyonuna bağlı olarak ,hücre başına birkaç taneden 2500’ e kadar çıkabilir. Mitokondri iki katlı zara sahiptir. Zarları yapı olarak hücre zarının yapısına benzerler. Dış zar düz, iç zar ise içeriye doğru oluşan tüp şeklinde krista adı verilen kıvrımlardan oluşur. Krista zarında, elektron taşıma sistemine ait enzimler bulunur. ETS enzimleri enerji ile ilgili enzimler olduğundan fazla enerjiye ihtiyaç duyan hücrelerin mitokondrilerinde çok sayıda bulunur. İç zarın sınırladığı orta kısma matriks denir. Matrikste solunumla ilgili enzimler, ribozom DNA, RNA, protein, su ve mineraller bulunur.
Mitokondri DNA’sı,mitokondrinin çekirdekten bağımsız olarak çoğalması ve kendine has bir aaaabolizmasının olmasını sağlar.Yalnız, solunum enzimleri ve bazı maddeler çekirdek DNA’sında senaaalenir. Mitokondri DNA’sı çekirdek DNA’sına göre daha az bilgi taşır.

Ribozom : (Ribozom Nedir?, Hücreden Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Virüsler hariç bütün hücrelerde bulunan ribozom, büyüklüğü 150-200 Å(angström) arasında değişen en küçük organeldir. Ribozomlarda protein senaaai yapılır. Hücreye giren aminoasitler burada protein haline getirilir. Proteinler hücrenin en önemli yapıtaşları olduğu için ribozomlar da hücrenin en önemli organelidirler.İzole edilmiş ribozomlar, hücre dışında gerekli ortam hazırlandığında protein senaaai yapılır.
Zarsı bir organel olmayan ribozomların yapısında sadece rRNA ve protein bulunur. Protein kısmı sitoplazmada ribozomlarda, rRNA ise çekirdekçikte yapılır. Ribozomlar iki alt birinden oluşur. Ribozomu oluşturacak rRNA ve çekirdekte birleşerek büyük ve küçük alt birimleri oluşturur.Bu alt birimler daha sonra sitoplazmaya geçer.
Protein senaaai yapılmadığı zamanlarda bu alt birimler birinden ayrılır, işlevsel hale gelebilmek için tekrar birleşirler.
Ribozomlar, hücrede bir organele bağlı veya serbest olarak görülür. Bağlı olarak E.R ve çekirdek zarı üzerinde serbest olarak da sitoplazma sıvısı kloroplast ve mitokondri matriksinde bulunurlar. Hücrelerde iki farklı büyüklükte ribozom bulunur. Bumlar 70S ve 80S ribozomlarıdır.Prokaryotlarda ökaryotları kloroplastları ve mitokondrilerinde küçük ribozomlar bulunur.Ökaryot hücrelerin ribozomları ise 80’dir.

Endoplazmik Retikulum :

(Endoplazmik Retikulum Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)
Hücre zarını çekirdek zarına bağlayan kanallardan meydana gelir. E.R yumurta, embriyonik hücreler ve eritrositler hariç bütün ökaryotik hücrelerde bulunur.Her hücrenin endoplazmik retikulum kendisine has bir yapıya sahiptir. E.R kanalcıkları sabit bir yapıya sahip olmayıp,hücrenin işlevine göre değişebilir.Kanalcıklar hücre bölünürken kaybolur, daha sonra yeniden oluşturulur.
E.R başlıca özellikleri şunlardır:
  • Zarları üzerinde bulunan ribozomların senaaalendiği protein moleküllerini golgi aygıtına taşır.
  • Granülsüz E.R yağ senaaai yapar.İç salgı bezlerinden yağ tabiatında steroid hormonları salgılar.
  • Sitoplazmik matriksle birlikte hücreye destek sağlar.
  • Hücre içi dolaşımı sağlar. İyon ve küçük molekülleri gerekli bölgeler taşır.
  • Hücrede asidik ve bazik tepkimelerin birbirlerini etkilemeden meydana geldikleri ortamı oluşturur.
  • Çizgili kaslarda, kasın gevşemesi ve kasılmasında rol oynar.
  • E.R yapı ve fonksiyon yönüyle çekirdekle yakın ilişki vardır.
Hücrede iki tip E.R bulunur.

Granüllü Endoplazmik Retikulum:
Zarları üzerinde ribozom bulunduğu için granüllü bir görüntüye sahiptir. Ribozomlar E. R üzerinde düzenli aralıklarla dizilirler.Bu tip E. R özellikle protein senaaainin hızlı olduğu hücrelerde daha iyi gelişi. Ribozomlarda senaaalenen protein E. R kanallarına geçer.Senaaalene proteinler ya doğrudan metobolik faliyetlerde kullanılır yad golgi aygıtı vasıtasıyla hücre dışına salgılanırlar.
Granülsüz Endoplazmik Retikulum:
Üzerinde ribozom bulunmaz, düz bir yapıya sahiptir.Genellikle karaciğer, testiz, ovaryum,böbrek üstü bezi, bağırsak mukakozası gibi işlevleri birbirinden farklı hücrelerde bulunur.

Golgi Aygıtı:

(Golgi Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)
Olgunlaşmamış kan ve sperm hücreleri hariç bütün okaryotik hücrelerde görülür. Hücrede genellikle sentrozom civarında ve hücre tabanına yakın bulunur. Golgi aygıtı üst üste yığılmış yassı keselerden meydana gelmiştir. Keselerin çevresinde tomurcuklanma sonucu oluşan irili ufaklı kesecikler ve koaaaaar bulunur. Golgi aygıtının E. Rdan farkı üzerinde ribozomların bulunmaması ve keselerin belli bir bölgede grup halinde bulunmasıdır.
Golgi aygıtının başlıca görevi salgılamadır.
  • Golgi aygıtından oluşan kesecikler hücre zarının yapısına katılırlar.Golgi vasıtasıyla dolu kesecik hücre zarının arasına girerek zarın hareket etmesine ve genişlemesini sağlar.
  • Golgi aygıtı, salgı yapan hücrelerde çok iyi gelişmiştir. Tükrük bezi hücreleri
  • Golgi aygıtı lizozom oluşumunda görev alır.
  • Golgi aygıtının keselerinden tomurcuklanma ile bazı koaaaaar oluşur
  • Bitkilerde hücre çeperinin oluşumuna katılır.

Lizozom :

(Lizozom Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)
Alyuvar hücresi dışında bütün hayvan hücreleri bulunur. Bitki hücrelerinde bulunmaz. Zarla çevrili bir organeldir.İçinde sindirim enzimleri bulunur. Hücre içi ve dışı sindirimi gerçekleştirir.Yaşlanmış organellerin ve hücrelerin parçalanmasını sağlarlar. Bu yüzden akyuvar ve karaciğer hücrelerinde bol miktarda bulunur.Hücre savunmasında etkilidirler.Spermin baş kısmında bulunurlar yumurtayı delmesini sağlarlar. Lizozom bozulmaları sonucu hücrelerde mutasyon meydana gelebilir. Eğer lizozom zarı patlarsa hücre kendini sindirir ve eritir.Buna otoliz denir. Ölümden bir süre sonra görülen kokuşma bunun sonucudur.

Koful :

(Koful Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)
İçinde koful özsuyu bulunan zarlı keseciklerdir. Bitki ve tek hücrelilerde çok bulunur. Hücrenin sindiriminde, boşaltımında ve madde alış verişinde kullanılan boşaltım kofulu sindirim kofulu gibi çeşitleri vardır. Tatlı sularda yaşayan tek hücrelilerde kontraktil koful suyun fazlasını hücre dışına atar. Hayvan hücrelerinde az sayıda küçük koful bulunur. Genç bitki hücresinde çok sayıda küçük koful, yaşlı hücrede ise büyük koful bulunur.

Plastitler :

(Plastitler Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)
Hücrelerde kloroplast,kromoplast,ve lökoplast olmak üzere üç tip plastit bulunur.
Kloroplast:
Bitkilerde fotosenaaain gerçekleştiği yeşil renkli plastitlerdir.kloroplastlar özellikle bitkilerin yeşil kısımlarında bulunur. İki katlı zardan meydana gelirler. Kloroplastlar grana ve stromadan oluşur. Grananın etrafında “stroma” adı verilenbir sıvı ile doludur.Stromada DNA, RNA, Ribozom fotosenaaa enzimleri, karbonhidratlar, yağlar, proteinler, su ve mineraller bulunur.
  • Kroloplastın temel görevi fotosentezdir.
  • kloroplasttada mitokondiride olduğu gibi atp üretimi yapılır.bu senaaalenen atp dışasrı verilmez farkı budur. Kloroplast ve mitokondri yapısal olarak prokaryotik hücrelere benzerler. Her ikiside benzer yapıda ribozom içerirler. Kendilerine özel olan DNA’ları ile kendilerini eşleyebilirler.
Kromoplast:
Bitkilerdeki yeşilden başka sarı, turuncu, kırmızı renkleri oluşturan pigmentlerin bulunduğu plastitlerdir. Genellikle çiçek yaprak ve meyvelerde bulunur. Yeşil yaprakların sonbaharda sararmasının nedeni klorofillerin bozulup kloroplastların kromoplastlara dönüşmesidir.
Lökoplast:
Renksiz plastitlerdir. Nişasta, yağ ve protein depolarlar. Işık görmeyen kök, toprak altı gövdelerde ve tohumlarda bol bulunur. Işık gördüğünde kloroplasa dönüşür.

Sentrozom :

(Senrozom Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)
Bitki hücresinde, yumurta hücresinde ve sinir hücresinde bulunmaz. Yosun, mantar ve hayvan hücrelerinde bulunur. Zarsızdır ve sentriyol denilen iki silindirik proteinden oluşur. Hücre bölünmesi sırasında ikiye bölünen sentriyolün her biri bir kutba gider ve aralarında iğ iplikleri oluşur. Kromozomlar sentromellerinden bu ipliklere tutunarak kutuplara doğru çekilir. Kısaca görevi hücre bölünmesi sırasında iğ ipliklerini oluşturur.

Çekirdek :

(Çekirdek Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)
Çekirdek hücrenin yönetim ve kalıtım merkezidir. Hücre aaaabolizmasının çekirdek yönetir. Yine canlıların özelliklerini taşıyan kromozom çekirdekte bulunur. Hücre bölünmesiyle bu özellikler hücreden hücreye aktarılır. Dolayısıyla çekirdek hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan bir hücresel yapıdır. Genellikle yuvarlak veya oval bir yapıya sahip olan çekirdek ışık mikroskobuyla da görülebilir. Çekirdek ve sitoplazma arasında belli bir oran vardır.
1.Çekirdek Plazması:
Çekirdeğin içini dolduran sıvıdır. Yarı akışkan yapıda olan bu sıvının viskositesi sitoplazma sıvısından daha yüksektir. İçinde su, protein, DNA, RNA, mineral ve diğer maddelerden oluşur.
2.Çekirdek Zarı:
Çekirdek materyali çift zarla çevrilmiş olarak sitoplazmadan ayrılır. Çekirdek zarı E.R’un devamı şeklinde olup E.R’un zarı ile bağlantı halindedir. Çekirdeğin iki zarı arasında kanal bulunur. Bu zar yapı olarak hücre zarının yapısına benzer. Hücre zarından farklı olarak dış zar üzerinde ribozomlar bulunmaz ve halka şeklinde “annulus” denilen yapılardan oluşan geniş “porlar” görülür. Porlar çekirdek plazmasıyla sitoplazma arasında serbest geçişe ve madde alış verişine imkan sağlar. Çekirdekte senaaalenen RNA molekülleri porlardan sitoplazmaya geçer. Ayrıca sitoplazmada senaaalenen bazı proteinlerde bu porlardan çekirdek içine alınır.
3.Çekirdekçik:
Hücrede bir veya daha fazla sayıda bulunabilen çekirdekçik, ribozom ve protein senaaainde aktif rol oynar. Yapısında DNA, RNA ve bazik proteinler bulunur. Ribozomun yapısına katılan RNA’ların çoğu çekirdekçikte senaaalenir. Çekirdekçik hücrede RNA’ların en yoğun olduğu bölgedir. RNA’lar burada proteinlerle birleşerek ribozomun alt birimlerini oluşturur. Porlardan sitoplazmaya geçen alt birimler birleştiğinde işlevsel ribozomları oluştururlar. Çekirdekçiğin sayısı ve büyüklüğü hücrenin işlevine göre değişir. Kas hücreleri gibi protein senaaainin az olduğu hücrelerde çekirdekçik bulunmaz veya çok küçüktür. Buna karşılık salgı hücreleri gibi protein senaaainin hızlı olduğu hücrelerde çekirdekçik büyük veya çok sayıda bulunur. Çekirdekçik ışığı çok iyi kırdığından ışık mikroskobuyla görülebilir.
4.KALITIM MATERYALİ:
Kalıtım materyalinin yapısal sırası;
Nükleotit → Üçlü Şifre → Gen → DNA
Üçlü şifre üç nikleotitin birleşmesinden meydana gelir. Genler değişik sayıda nikleotitlerden meydana gelmiş protein senaaai yapmakla görevli DNA parçasıdır. Genler kromozomların lokus denilen yerlerinde bulunurlar. Bu yapılarla canlıların özellikleri nesilden nesile geçer. Yine hücrede her enzim bir genin kontrolünde çalışır. Genler bir araya gelerek DNA meydana getirir. DNA terimi tüm nükleotit dizisini ifade etmek için kullanıldığı gibi nükleotit dizisinin belli bir bölgesi içinde kullamılır. DNA çekirdekte proteinlerle birlikte bulunur. DNA protein kompleksi kromatin olarak atlandırılır. Kromatinler ise hücre bölünmesi esnasında kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluşturur. Proteinler ,mRNA transkripsiyonu ve DNA replikasyonuna yardımcı olur ve DNA replikasyonuna yardımcı olur ve DNA’yı organize eden yapısal proteinler olarak görev yapılır.
ÇEKİRDEĞİN GÖREVLERİ:
1.Protein Senaaai:Protein senaaai transkripsiyon ve translasyon denilen iki aşamada gerçekleşir.
A: Transkripsiyon (Yazılım)DNA’daki protein şifresi mRNA şeklinde sitoplazmaya taşınır.DNA’dan mRNA senaaaine transkripsiyon denir.Bu esnada DNA’nın tamamı değil sadece ilgili gendeki şifre kopyalanır.
B:Translasyon (Çeviri):Translasyon mRNA’la sitoplazmaya taşınan şifrenin ribozomlarda protein şeklinde kodlanmasıdır. Translasyon esnasında şifre okunur ve bu şifreye göre sitoplazmadaki aminoasitler enzimler yardımıyla birbirine bağlanarak protein molekülü oluşturur.Bu hücrede aynı anda çok çeşitli protein senaaalenebilir. Bir protein molekülünün senaaalenebilmesi için yaklaşık 10 saniye ile 2dakika yeterlidir. Bakterilerde protein senaaai daha hızlıdır. Bu nedenle antibiyotiklerin bir çoğu bakterilerdeki protein senaaaine engelleyerek etkili olur.

Kafiye (Uyak) Çeşitleri


Dize sonlarındaki ses benzerliğine uyak ( kafiye) denir. Uyak, dize sonlarında anlam ve görev yönün­den farklı sözcük, eklerden ya da seslerden oluşur.
Uyak (Kafiye)Türlerine aşağıda değinelim:

Redif

Dize sonlarında, uyaktan sonra gelen aynı an­lamdaki sözcüklere ya da aynı görevdeki eklere denir. Bundan anlaşılacağı gibi, rediflerin bir bölümü sözcük, bir bölümü de ektir.
Gündüzler size kalsın, ver in karanlıkları
örtün, üstüme Örtün şer in karanlıkları
Bu parçada “karanlıkları” sözcükleri aynı anlamda olduğundan, sözcük (halinde) durumunda rediftir. -in” ekleri, kişi ekidir; aynı görevdedir. Kişi ekinden önceki İki sese dayalı ses benzerliği, kafiyedir.
Üstümüze gelen boran, kış gibi
Şahin pençesinde yavru kuş gibi
Seher sabahında rüya düş gibi
Çağırta bağırta aldı dert beni .
Bu parçada “gibi” sözcükleri redif, “ş” sesi uyaktır.
Siyah kaküllerin dökmüş
Kail güllere güllere
Ala gözlerini dikmiş
ince yollara yollara
Bu parçada “-miş” eki, her iki sözcükte de geçmiş zaman ekleri olarak aynı görevde kullanıldığından ek halinde rediftir, “-lere” ve “-lara” eklerinde de çoğul eki ve durum ekleri (hal ekleri)aynı görevde olduğundan ek halinde rediftir. Bu eklerden önceki, “k” ve “I” sesleri uyaktır.
Elini koynuna sokma
Seni sen den sakınırım
Sen bir kuzu ben bir kurdum
Seni ben den sakınınm
Bu parçada “sakınırım” sözcükleri” ve “den” durum ekleri rediftir, “-den” durum ekinden önceki iki sese dayalı benzerlik, uyaktır.

Yarım Uyak

Şiirlerde dizelerin sonlarındaki tek ünsüzün benzerlik göstermesine yarım uyak adı verilir.
Huri kızlar sürmelemiş gözünü
İlin aşiretin çeksin nazmı
Kaldır perçemini pörem yüzünü
Bu parçada, son sözcüklerdeki “z” ünsüzleri yarım uyak, diğer ekler rediftir.
öldürüp kanıma girme
Gayrılara gönülverme
Ela gözlerine siyah sürme
Çekme beni öldürsün
Bu parçada “r” ünsüzleri yarım uyak, diğer ekler ise ek halinderediftir.

Tam Uyak

Şiirlerde dizelerin sonlarındaki bir ünlü, bir ünsüzün benzerliğine dayalı uyak çeşitlerine tam uyak adı verilir.
Gurbet o kadar açı
Kİ ne varsa içimde
Hepsi bana yabana
Hepsi başka biçimde
Bu parçadaki “çi” bir ünsüz, bir ünlü benzerliğine dayalı olduğundan tam uyaktır.
Hörü melek var mı senin soyunda
Kız nazarım kaldı usul boyunda
Bu parçadaki “oy” sesleri tam kafiye, sonraki ek­ler rediftir.

Zengin Uyak

Şiirlerin dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine dayanan kafiye çeşitlerine zengin uyak(zengin kafiye)adı verilir.
Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk
Soğuk bir mart sabahı buz tutuyor her soluk
Bu şiirdeki “luk” ikiden çok ses benzerliğine dayalı olduğundan zengin uyaktır. Redif yoktur.
Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı
Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı
Bu parçada “cağ” sesleri zengin kafiye “ı” sesi ek halinderediftir.

Cinaslı Uyak

Bu kafiye türü zengin uyak benzeribir uyakçeşitidir. Dize sonlarında an­lamları farklı, sesleri aynı ( sesteş sözcükler ya da eşsesli sözcükler) sözcükler, cinaslı uyak (cinaslı kafiye)oluşturur. Aynı zamanda söz sanatlarında cinas sanatı diye biredebi sanat vardır.
Nazlı yâre selâm saldım almamış
Almazsa gam değil
almayıversin
Sevdiği Kemter’den vazgeçti ise
Bergüzâr verdiğim almayı versin.
Son dizedeki alma, meyve olan elmadır. “almayıversin” diyerek cinas sanatı oluşturmuştur. Aynı zamanda da cinaslı uyak vardır.
Diğer cinas örnekleri aşağıda altı çizili ve kalın olarak işaretlenmiştir.
Bülbül evler güle naz
Girdim bir dost bağına
Ağlayan çok gülen az
Yatma a kız yüz üstü
Ak gerdanlar nem alır
Ben felek soygunuyum
Hırsız gelse nem alır
Bilmem ki yaz mı gelmiş
Niçin açmış gül erken
Aklımı kayıp ettim
Nazlı yarim gülerken

Tunç Uyak

Birbiri ile uyaklı sözcüklerden biri, diğerinin için­de aynen yer alırsa tunçkafiye oluşur. Yine unutulmamalıdır ki tunç kafiye (tunç uyak) bir zengin uyak türüdür. Yani ses benzerlikleri en az üç sözcükten meydana gelmeli.
Örneğin:
——— su
——–dolusu
burada su sözcüğü ikinci dizedeki dolusu sözcüğünün içinde yer almış buna rağmen tunç kafiye değildir. Çünkü tunç kafiyede en az üç ses benzerliği gerekmektedir.
Tunç Uyak Örnekleri:
Var gez kayalıkta, dağda, kırda.
Düş bir çukura, geber, kakırda
N’oldu sangi yeşil pancumn indi
Karanlık akşamlara dödü ikindi
Tara da zülfünü gerdana bırak
Görüşmek isterim yolllarım ırak

Düz Uyak

Bu uyak türüne mesnevi kafiyesi dedenir. Dizelerin ikişerli olarak, art arda kendi aralarında uyaklanışına düz uyak(düz kafiye) adı verilir.
Düz Uyak (Kafiye)Örnekleri:
Gâh odunda vü gâh suda idi a
Dün ü gün kahrile kısuda idi a
Ol kadar çeker idi yükler ağır b
Ki teninde tü komamıştı yağır b
Nice tü kalmamıştı et ü deri c
Yükler altında kana döndü deri c

Çapraz Uyak

Şiirlerdeki bir dörtlükte birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü dizelerin uyaklanmasına çarpraz uyak (çarpraz kafiye) adı verilir.
Çarpraz uyak (kafiye) örnekleri:
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın a
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir b
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın a
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul a
Görmedim:Gezmediğim,sevmediğim hiç bir yer b
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul a
Sade bir semtini sevmek bile ömre değer

Sarmal Uyak

Şiirlerdeki bir dörtlükte birinci dize ile dördüncü dizenin, ikinci dize ile üçüncü dizenin uyaklı olmasına sarma uyak (sarmal kafiye) adı verilir.
Sarmal Uyak (Kafiye) Örnekleri:
Biliyorum gölgede senin uyuduğunu a
Bir deniz mağarası kadar kuytu ve serin b
Nazların aleminde yumulmuş kirpiklerin b
Yüzünde bir tebessüm bu ağır öğle sonu a
Biraz düşündüm de derinden a
Ben nasıl unuturum dünleri b
Niye zinden ediyorum günleri b
Zevk de almalı aşkın kederimden a

Enerji Nedir? Potansiyel Enerji, Kinetik Enerji Ders Notları



Enerji iş yapabilme yeteneğidir. Enerji’ye sahip olan bir cisim, bir yol boyunca bir kuvvet etki ettirme yeteneğine sahiptir. Örneğin, yerde yuvarlanan bir top bu etkiye sahiptir. Enerji mekanikte iki türe ayrılabilir: Kinetik (Hareket) enerji ve Potansiyel (durum) enerji.

Kinetik Enerji Nedir?

Hareket halindeki herhangi bir cismin kinetik enerjisi vardır. Bir cismin sahip olduğu kinetik enerji, cismin kütlesi ve hızına bağlıdır.

Bu durumda 90 km/saat hızla hareket eden bir otomobil ile bir tren düşünelim. Kütlesi çok büyük olan trenin kinetik enerjisi otomobilinkinden daha büyüktür. Aynı şekilde, kütleleri aynı iki otomobil ele alalım. Bunlardan birisi 90 km/saat, diğeri ise 40 km/saat hızla hareket etsinler. Hızı büyük olanın kinetik enerjisi daha büyük olacaktır.

Potansiyel Enerji Nedir?

Hareketsiz duran bir cismin de enerjisi vardır. Bu enerji cismin konumuna bağlıdır. Yerden bir metre yükseğe kaldırılan bir cismi ele alalım. Bu cismin yere göre bir enerjisi vardır. Bu enerjiye, yani durum enerjisine potansiyel enerji diyoruz.

Örneğin, 1000 N ‘luk bir cisim 5 m yükseğe kaldırılırsa potansiyel enerjisi 5000 J olmaktadır. Benzer şekilde sıkıştırılmış bir yayın sahip olduğu enerjiye potansiyel enerji diyoruz. Yay serbest bırakılınca önünde bulunan bir cismi hızla attırabilir. Yayın esneklik potansiyel enerjisi; yaypot Enerji Nedir? ile verilir. Burada k yayın esneklik sabiti (N/m) ve x ise sıkışma veya uzama miktarıdır.

EgitimLise.Blogspot.Com

EgitimLise.Blogspot.Com 12 Ekim 2012 tarihinde kurdum. Sitenin amacı öğrencilerin ödevlerinin bulmasında kolaylık, konu anlatımları, testler vb. eğitim kaynaklarını sitemizde bulundurmak. Sitemiz hakkında istek, şikayet ve görüşleri iletişim sayfamızdan bize iletebilirsiniz.
Dost Siteler : rap dinle | arabeskrap | kim milyoner olmak ister | online tv izle | tv dizileri izle | şarkı dinle | fundyy şarkıları | kayıp şehir dizisi | duman dinle | Polina Egorova | 2013 şarkıları dinle

Popüler Yayınlar

© Copyright 2012 Bilal UÇAR
İcerikler İzinsiz Olarak Kopyalanamaz Alıntı Yapılamaz!
Ödevler, Lise Ödevleri, Konu Anlatımları, Testler
EgitimLise.Blogspot.Com