Matematik Geometri
Fizik
Kimya
Biyoloji Edebiyat Dil Anlatım Coğrafya
Tarih
Felsefe İngilizce Almanca

11. Sınıf Dil Ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları 2012-2013 (Evrensel Yay.) Günlük Türü (Sayfa 42-51)

11. SINIF DİL VE ANLATIM DERS KİTABI CEVAPLARI 2012-2013 (EVRENSEL YAY.) GÜNLÜK TÜRÜ (sayfa 42-51)

1. Türk veya dünya edebiyatından günlük türünde yazılmış metinler bulunuz. Beğendiğiniz metinleri sınıfınıza getiriniz.
2. Günlük türünün Türk ve dünya edebiyatındaki tarihsel gelişimini ve önemli temsilcilerini araştırınız.
Günlük türü ve özellikleri
3. İçe ve dışa dönük günlüklerin özelliklerini araştırınız.
GÜNLÜK TÜRÜ VE ÖZELLİKLERİ
4. İlhan Berk'in hayatı ve edebî kişiliği hakkında bir araştırma yapınız.


İLHAN BERK (1918-2008)
♦ 1918'de Manisa'da doğmuştur, ilk ve ortaöğrenimini Manisa'da tamamlamış, 1939'da Balıkesir Necatibey Ilköğretmen Okulunu bitirerek öğretmen olmuştur. Yükseköğrenimini Fransızca Bölümünde tamamla¬yan, Ankara'da Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Ya¬yın Bürosunda çevirmen olarak da çalışan sanatçı, 2008'de ölmüştür.
♦ İkinci Yeni şiirinin temsilcilerindendir. Bu akımın en yaşlı üyesidir.
♦ Hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerini ilk defa 1935'te kitaplaştıran İlhan Berk, sürekli denemelerle şiirin ya-pısını da değiştirmiştir.
♦ Çeşitli evrelerden geçen şair, adeta Cumhuriyet Dö-nemi şiirimizin gidişatına paralel bir yol izlemiştir, ön-celeri, Ahmet Haşim etkisinde yazmaya başlamış, daha sonra toplumcu gerçekçi, Garip ve İkinci Yeni çizgisinde ürünler vermiştir. Eski şiir anlayışını terk ederek yeni bir akımın öncüsü olmak, şiirde ender görülen durumlardandır.
♦ 1953 yılında yazdığı "Sen Antoine'in Güvercinleri" şiiri ile İkinci Yeni hareketinin kuruluşuna katılmıştır.
♦ Sürekli değişimi şiiri için ilke edinmiştir.
♦ 1954'ten sonra, şiirde "soyut bir yolculuk" a çıkmış ve "İkinci Yeni"nin öncüleri arasına girmiştir.
♦ Sanatçı, 1979'da "Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü'nü, 1980'de "Behçet Necatigil Şiir ödülü'nü, 1983'te "Yeditepe Şiir Armağanfnı ve 1988de "Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü almıştır.
İlhan Berkin eserleri şunlardır:
Şiir:
Güneşi Yakanların Selamı
İstanbul
Günaydın Yeryüzü
Türkiye Şarkısı
Köroğlu
Galile Denizi
Çivi Yazısı
Otağ
Mısırkalyoniğne
Âşıkane
Taşbaskısı
Şenliknâme
Atlas
Kül
İstanbul Kitabı
Kitaplar Kitabı
Deniz Eskisi
Delta ve Çocuk
Galata
Güzel Irmak
Pera
Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum
Avluya Düşen Gölge
Şeyler Kitabı Ev
Çok Yaşasın Sayılar

SAYFA 44

1. ETKİNLİK
"Paris" adlı metni ve sınıfa getirdiğiniz güncelerden birkaç tanesini okuyunuz. Getirdiğiniz metinlerin yazılış amaçları, dil-anlatım ve şekil özellikleri hakkında tartışarak güncelerin ortak özelliklerini belirleyiniz. Belirlediğiniz özellikleri sınıf tahtasına yazınız.

GÜNLÜK ÖRNEKLERİ

TURGUT UYAR’DAN

30.01.1956

Az konuşur olmayı, suskun olmayı erdem saymıyorum artık. Kendini kaçırmak, kendini gizlemek gibi geliyor bana.

27.02.1956

İzinliyim. Boşum, ilgisiz dolaşıyorum sokaklarda. Bu boşluk, bu kayıtsızlık ürküntü veriyor bana. Doğaya uygun, yapmacıksız bir yaşama özlüyorum. Kurtuluşumuz şiirden falan gelmeyecek, yaşamamızdan gelecek gelecekse.

3.1.1956

Nigâr Hanım’ın şiirlerini okudum. Elbette ilkel şiirler birçoğu. Ama birden düşünüyorum. “Gücenme, aslı harâbım senin fırâkında” dizesi, bir bakıma, bir şiir geleneğinin yenilenmesi döneminde, yeni bir duygu, yeni bir söyleyiş sayılamaz mı?

Geçmiş ozanları, duygularının, söyleyişlerinin cılızlığı yüzünden küçümsemek doğru mu? Duygular yeni, biçimler, duyarlanma yeni. Bugün bu şiirleri, dolayısıyla bu duyguları, ancak eski şiirler öyle yazıldığı için daha iyi anlıyoruz, öyleyse, iyi kötü bütün geçmiş ozanlara selam.

(Günlük)



OKTAY AKBAL'DAN
28 Aralık Çarşamba

Ocak’ın 29’unda tam on yıl olacak. Ziya Osman Saba’yı karlı bir havada Eyüp’te toprağa vermiştik. Yıllar çabuk mu geçiyor belirli bir yaştan sonra? Çocuklukta günler, haftalar bitmezdi bir türlü. Ama yolun yarısına gelmeye gör, her şey kopuk bir film gibi akıveriyor... Ziya Osman’ı son görüşümde ince bir dosya çıkarmıştı çekmeceden. “Nefes Almak” yazıyordu üzerinde. Yeni kitabıydı, “ölümümden sonra çıkacak,” demişti. “Haydi haydi,” demiştim, “Okurları o kadar bekletmeye hakkın var mı?” Gülümsemişti. Birkaç hafta sonrasını mı düşünerek. Ben düşünememiştim o günden ötesini. Canlı bir insanın, hele bir dostun, bir sevilenin yok olabileceğini düşleyemiyoruz.

On yıl geçip gitmiş bile. Şiirlerini karıştırıyorum. Bilmeyen, Ziya Osman’ı yaşamı süresince ölümü özleyerek bekleyen biri sanır. Hep ölüm, hep ölüm düşünceleri. O ölümü değil, dünyada bulunamayacak bir çeşit “yaşam’’ı özlüyordu.

(Anılarda Görmek)


HİLMİ YAVUZ’DAN

Sabah, 24 Mayıs

Bu kaldırımüstü açık hava kahvesini seviyorum. Sabahları güneş almıyor ve rüzgâr duyumsanabiliyor. İlkyaz sabahları bu kentte, bir ağaç hışırtısıyla, işte buradayım, bu kahvede çayımı içmeye hazırlanıyorken, birden, bir kokuyla, belirsiz, geliveriyor. Kağşamış gövdemi üşütmemeye çalışarak ve onunla, o yaşlı, atık gövdeyle, genç ilkyaz arasındaki karşıtlığı bilincimde kavrayarak; bilincimin, işte bir ince dilim limon koyup, gövdeyle ilkyazın bileşimi olduğunu düşünerek, içiyorum çayımı.

Eskiden, çok eskiden bir öykü yazmıştım. Malte gibi söyleyeyim: Ah, öyküler yazardım ben, genç kızların mavi kurdelelerinden söz açan, düz pabuçlu ve ince beyaz pardösüleri olan ve yağmurlardan; o öykülerden birinde, akşamları sokağa çıktığımda yüzüme menekşelerin atıldığını yazmıştım; ve ‘ah, cumartesiler başkadır, sokaklar başkadır’ diye yazmıştım. Şimdi burada, bu zarif kaldırımüstü kahvesinde, İstanbul’da, ondan asla kopamadığım için beni izlemeyen bu kentte, (şimdi neler çağrıştırıyor, bu kent, ‘polis seni izliyor’lardan, polis izliyor’a) bu cumartesi sabahı, limonlu çayımı bitirmek üzereyken ve nedense bir çay daha isteyerek gündelik yaşamımı inceltiyorum sanki.

(...)

(Geçmiş Yaz Defterleri)



CEMİL MERİÇ’TEN

26.2.1963

Ağaç her gün meyve vermez. Konuşmayan ağaçlar da vardır. Ne dallarında çiçekler gülümser baharları, ne çiçeklerinde arılar dolaşır. Konuşmayan ağaçlarda var...

Zindanda söylenen şarkıyı kim dinler? Zindanda söylenen şarkı ölüm kokar, zincir kokar, küf kokar. Ölüm açacak kapısını bir sabah o zindanın, ardına kadar.

Kuşlar gibi geçiyor günler önünden, cıvıldamıyorlar. Günler tren, günler mavi ufuklarda eriyen birer ümit. Kanatlarından yakalayamıyorsun kuşları. Tren sessiz gidiyor rüya ülkelerine.

(Jurnal - Cilt 1)

Günlüklerin Ortak Özellikleri

• Birinci tekil kişili anlatım vardır.

• Günlük konuşma diliyle yazılır.

• Her gün için yazılan kısımların sağ üst köşesine o günün tarihi yazılır.

• Yazar kendisiyle ya da günlükle konuşuyor gibi yazar.

• Gerçekler olduğu gibi aktarılır.

• Anlatıcının amacına, bilgi ve birikimlerine göre dil ve anlatım özellikleri görülür.

SAYFA 45
2. ETKİNLİK
"Paris" ve "Gece Defteri" adlı metinlerde, yaşananların veya görülenlerin günü gününe mi yoksa üzerinden belirli bir süre geçtikten sonra mı yazıldığını metinlerden örnekler vererek belirtiniz.

Her iki metinde de yaşananlar günü gününe yazılmıştır. Gece Defteri adlı günlükte olaydan çok düşünceler ön plandadır.
3. ETKİNLİK
İlhan Berk'in Paris ile ilgili gözlemleri nelerdir? Yazar gözlemlerini anlatırken kendi izlenimlerini de aktarmış mıdır? Metinden örnekler vererek düşüncelerinizi açıklayınız.

Yazarın Paris’le ilgili izlenimlerini yansıtan cümleler;

Paris’te Parisli pek az artık. Bir havaalanı sanki Paris. Salt buna yanıyor. Paris’te gökyüzü yok. Ben de olmayan gökyüzünü düşünüyorum... (Yazar, Paris’te binaların çok fazla ve yüksek olduğunu anlatmak istiyor. Paris'le ilgili gözlemlerinde kendi düşüncelerini de aktarmaktadır.)








• Salah Birsel ve Oktay Akbal’ın günlük türü ile ilgili açıklamalarında günlük tutmanın bir içtenlik ve cesaret iş olduğu anlatılmaktadır.

• Günlük türü yazarın kendisiyle hesplaşmasıdır, bir iç dökmedir. Bu nedenle günlük, okuyucuyla paylaşmak için yazılmaz. Günlük yazarı, okuyucu buna şunu der, şu tepkiyi verir diyerek de yazmaz. İçinden geldiği gibi yazar. Yazar günlüğünü yayımlamak istediğinde belki günlüğündeki bazı kısımları çıkarmak isteyebilir. Bu yazara bağlıdır bence. Okuyucuyu ilgilendiren kısımlarını günlüğe almak, diğerlerini çıkarmak isteyebilir.

Evrensel İletişim Yayınları 11.Sınıf Dil Ve Anlatım Kitabı Cevap Anahtarı


ÖĞRETİCİ METİNLER
ANI (HATIRA)
UYARI: EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABININ HEM ANI(HATIRA) KONUSUNUN HEM DE BÜTÜN KONULARININ AYRINTILI CEVAPLARI İÇİN TIKLAYINIZ.BU YAYINEVİNDEKİ BİRÇOK SORUNUN CEVABI İÇİN DE AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIDAN FAYDALANABİLİRSİNİZ…
SAYFA 53
1. Anı, kelimesinin sizde uyandırdığı çağrışımlar nelerdir?
2. Anılarınızı anlatmaktan veya başkalarının anılarını dinlemekten hoşlanır mısınız? Niçin?
3. Bir olayı, onu yaşayan kişinin ağzından dinlemek olayın inandırıcılığını etkiler mi? Düşüncelerinizi açıklayınız.
Etkiler. Hem daha etkileyici hem de inandırıcı olur.
1. METİN
BİR GÖNÜL ADAMI
1. ETKİNLİK
Anı türünün özellikleri:
Sanat, bilim ve meslek dallarında ün yapmış kişilerin kendi hayatını, yaşadığı dönemde başından geçenleri veya tanık olduğu olayları kendi gözlem ve izlenimlerine bağlı kalarak anlattığı yazı türüdür. Anı yazma, insanoğlunun yaşadığı, geride bıraktığı olay ve olguları anlatma, başkalarıyla paylaşma ihtiyacından doğmuştur.
Anı Türünün Özellikleri
1 - Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.
2 - İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır
3 - Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.
4 - Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve
araştırmalarını anlatır.
5 - Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.
6 - Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
7-Yazar her türlü kaynaktan yararlanabilir.
8-Anlatıcı yazarın kendisidir.
9-Açık sade içten bir anlatımı vardır.
Anı türünde kullanılan anlatım biçimleri nelerdir?
Öyküleyici, açıklayıcı, betimleyici anlatım
Anıda dilin hangi işlevleri kullanılır?
Göndergesel işlev, heyecana bağlı işlev.
Anılarda hangi anlatıcı vardır?
Kahraman anlatıcı
2. ETKİNLİK
Selim İleri “Bir Gönül Adamı” adlı anısında yaşadıklarını günü gününe mi yoksa aradan zaman geçtikten sonra mı yazmıştır? Bu yargıya nasıl vardığınızı metinden örnekler vererek açıklayınız.
Aradan zaman geçtikten sonra yazmıştır.
3. ETKİNLİK
“Bir Gönül Adamı” adlı anıda olaylar kimin etrafında meydana geliyor? Metindeki cümlelerden örnekler göstererek anlatıcının kim olduğunu belirtiniz. Metindeki anlatıcı ile metnin yazarının aynı kişi olup olmadığını söyleyiniz.
Bir Gönül Adamı adlı anıda olaylar Haldun Taner'in etrafında geçiyor. Yazar, Haldun Taner'i nerede, nasıl tanıdığını anlatıyor sonra eserlerini ve sanatçı kişiliğini tanıtıyor.
Metnin anlatıcısı yazarın kendisidir.
4. ETKİNLİK
İnsanın kendi bilgi ve izlenimlerini doğrudan doğruya aktarması ifadeye neler kazandırır? Düşüncelerinizi açıklayınız.
İnsanın kendi bilgi ve izlenimlerini doğrudan doğruya aktarması anlatılanın içten, gerçekçi ve inandırıcı olmasını sağlar.
5. ETKİNLİK
"Bir Gönül Adamı” adlı anıda yazarın, Haldun Taner ve dönemin özellikleri ile ilgili izlenimleri nelerdir? Sizce anılar yazıldıkları dönemle ilgili birer belge niteliği taşır mı? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
Metne göre Haldun Taner, sanatçı dostlarını ziyaret eden ölçülü, ağırbaşlı ve nazik bir kişidir. Tiyatro türünde yazdığı eserlerle döneminde tanınmış bir yazardır. Dönemin önemli yazarları arasında Kemal Tahir; tiyatrocular arasında Muhsin Ertuğrul ve Ulvi Uraz gibi isimler vardır.
Anılar yazıldıkları dönemin sosyal ve siyasi özelliklerini yansıttıklarından belge niteliği taşır.
6. ETKİNLİK
Selim İleri "Bir Gönül Adamı” adlı anısında kendi gözlem ve izlenimlerinin dışında hangi kaynaklardan yararlanmıştır? Bu kaynaklardan yararlanarak Haldun Taner’le ilgili hangi bilgileri aktardığını belirtiniz.
Selim İleri, bu metni yazarken yararlandığı ilk kaynak kendi yaşantılarıdır.
Haldun Taner'le ilgili yazılardan yararlanmış. (anı, fıkra, biyografi,eleştiri)
Haldun Taner'in yakın çevresindeki insanlardan yararlanmış.
Dönemin yazar ve edebiyatçılarından alıntılar yapmış.
Haldun Taner'le ilgili verilen bilgiler:
Kemal Tahir'in yakın arkadaşıdır.
Döneminde tanınmış bir tiyatro yazarıdır.
yazarlar tarafından beğenilir.
Dedikoduyu sevmeyen, ölçülü, zarif bir insandır.
Hoşsohbettir.
Ömrünün sonlarında yeniden öykü yazmayı denemiştir.
1966'da vefat etmiştir.
7. ETKİNLİK
Anı yazarlarının anlattıkları olay kişi ve zamanla ilgili olarak hangi kaynaklardan yararlanabileceklerini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
Öncelikle kendi yaşantısı, gözlem ve izlenimleri
Yazar, anılarını yazarken, anlattığı dönemle ilgili tüm yazılı kaynaklardan yararlanır.
Canlı kaynaklardan yararlanır.
Fotoğraf... gibi belgelerden yararlanır.
Anı türündeki bir yazı tarih bilimine de kaynaklık eder; fakat yazar, yazdıklarını yüzde yüz belgelendirmek zorunda değildir.
sayfa 62
8. ETKİNLİK
"Cephe Yarıldıktan Sonra Büyük Komutanın Verdiği Karar” ve “Erzurum ve Sivas Kongrelerinde Millî Hudut Tespit Edilirken Türk Süngüsünün İşaret Ettiği Hat” adlı anılardan hareketle Atatürk'ün kişilik özellikleri hakkında neler öğrendiğinizi belirtiniz. Metinde dönemin hangi özelliklerinin anlatıldığını açıklayınız.
Bu metinlerde Atatürk'ün şu kişilik özellikleri öne çıkmıştır:
İleri görüşlü
Risk almayı sever.
Olayların nedenini ve olası sonuçlarını çok iyi tahmin eder.
En kötü durumda bile umutsuzluğa kapılmaz.
Vatanını ve milletini sever ve korur.
Bu metinde anlatılanlardan o dönemde Anadolu'da bir milli mücadele sürecinin yaşandığını görüyoruz. Metinlerde dönemin siyasi ve sosyal gelişmeleri yansıtılmıştır.
10. ETKİNLİK
“Bir Gönül Adamı”, “Cephe Yarıldıktan Sonra Büyük Komutanın Verdiği Karar”, “Erzurum ve Sivas Kongrelerinde Millî Hudut Tespit Edilirken Türk Süngüsünün İşaret Ettiği Hat” adlı metinlerde yazarların; anlattıklarını belgelerle ifade etme, kanıtlama gayreti içine girip girmediklerini belirtiniz. Anı yazarlarının anlattıklarını kanıtlamak zorunda olup olmadıklarını tartışınız. Ulaştığınız sonucu açıklayınız.
• İncelediğiniz metinlerden hareketle anı yazılarının öğretici, bilgi verici metinler içerisinde yer alıp almadığını belirtiniz.
Bu metinlerde anlatılan olaylarla ilgili yer, zaman ve kişiler belirtilmiş. Yer, zaman ve kişiyi belirtmek anının inandırıcı olması bakımından önemlidir. Anılar dönemin siyasi ve sosyal olaylarını yansıttığı için belge niteliği kazanır; ancak anı yazarı anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir.
Anılar, öğretici metinler içinde yer alır.
Anı ( Hatıra ) Türü Özellikleri :
1 - Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.
2 - İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır
3 - Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.
4 - Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve
araştırmalarını anlatır.
5 - Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.
6 - Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
12. ETKİNLİK
“Bir Gönül Adamı” ve “Cephe Yarıldıktan Sonra Büyük Komutanın Verdiği Karar” adlı anılarda hangi anlatım türlerinin kullanıldığını belirtiniz. Bu anlatım türlerinin metnin yazılma amacıyla ilişkisini açıklayınız.
Bu metinlerde öyküleyici ve açıklayıcı anlatım türlerine ağırlık verilmiştir.
14. ETKİNLİK
Metnin yazılış amacını da dikkate alarak incelediğiniz anılarda dilin hangi işleviyle kullanıldığını belirtiniz.
Bu metinlerde dil ağırlıklı olarak göndergesel işlevde kullanılmıştır.
Anı ve günlük türlerinin benzer ve farklı yönlerinin tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
ANI İLE GÜNLÜĞÜN BENZER VE FARKLI YANLARI
1 – Anı da günlük gibi bir kişinin başından geçen gerçek yaşantılardan kaynaklanan yazı türüdür
.2- Günlük yaşanırken anı ise yaşandıktan sonra yazılır
3 - Anılar, yazarların yaşlılık çağlarında yazdıkları ve yaşamları boyunca karşılaştıkları olayları nesnel bir şekilde ortaya koyan yazılardır Günlükler ise daha öznel, derin, içten ve ruhun derinliklerinden kopup gelen Anlık duygu ve düşünceler hakimdir.
4 - Anı yazılarının anlatım açısından kurgusal niteliklere sahip olduğunu da söyleyebiliriz Günlükler ise kurgudan uzak yoğun düşüncelerin toplamıdır.
ANLAMA, YORUMLAMA
sayfa 64
6.
Haldun Bey ağırbaşlıydı, ölçülüydü, zarifti.
Kişi adı ile birlikte kullanılan unvanlar büyük harfle başlar.
……aktörlük için yazılmış bir başyapıttır.
Baş ile başlayan sıfat tamlaması yoluyla yapılan birleşik isimler bitişik yazılır.
Haldun Bey tiyatroyu galiba yazı sanatları içinden en yakını hissediyordu kendine.
Ses türemesi olan birleşik sözcükler bitişik yazılır.
Kendisi de duygusallığına matematiğin sıkı düzenini denek taşı yaptı
Bazı birleşik sözcükler bitişik yazılır.
Galatasaray Lisesinde Parasız yatılı okudum
Kurum ve kuruluş isimleri büyük harfle başlar, sununa getirilen ekler kesme işareti ile ayrılmaz.
Ardından Almanya’da ekonomi ve siyasal bilimler konusunda yükseköğrenim çabası
Öğretim ve öğrenim sözcükleri ile yapılan birleşik isimler bitişik yazılır.
Olumsuzlukları elbette göz ardı etmiyordu.
Göz ardı, kulak ardı gibi kalıplaşmış ifadeler ayrın yazılır.
Yirmi altı yaşındaydım
Sayı isimleri ayrı yazılır.
Bir gün Elmadağ’da Divan’ın önünde karşılaşmıştık.
Kurum ve kuruluş adları büyük harfle başlar, sonuna getirilen ekler kesme işareti ile ayrılır.
“Zilli Zarife”yi Elhamra’da…
Lakaplar büyük harfle yazılır.
16 Mart 1916’da dünyaya gelmiş, İstanbul’da
Belirli bir tarihi belirten ay ve gün isimleri büyük harfle başlar.
…maneviyatı kalmamış birtakım insanlardan başka, kuvvet denecek kimse kalmamış.
 Birtakım, birkaç, birçok gibi belgisiz sıfatlar bitişik yazılır.
Malumunuzdur ki Misak-ı Milli’yi en nihayet Ankara ‘da tespit ettim
Kongre isimleri büyük harfle başlar.
Kazım Paşa derhal Limon Von Sonders’le…
Özel isme bağlı unvanlar büyük harfle başlar
Bunlar askeri kıyafet taşıyan urban ve Bedevilerdi
Topluluk isimleri büyük harfle başlar.
Gayriihtiyari çekildiler, emrettim.
Kalıplaşmış bazı sözcükler bitişik yazılır
 65 .SAYFA
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
A. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Anılarda anlatıcı ile yazar aynı kişidir. (D )
• Anılarda dil göndergesel işleviyle kullanılır. (D )
• Anı yazılarında yazar nesnel olmak zorundadır. ( Y)
• Anı yazarı anlattıklarını belgelemek zorundadır. ( Y)
B. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.
1. Yaşanmakta olanı değil, yaşanılmışı anlatır anıcılar. İster istemez belleklerinde kalanı yansıtırlar. Bunun için de geçmişin tanıklığını yapar anılarını yazan kişiler. Anılarla tarih kesişir. Yalnız tarih değil anıların yaşam öyküleriyle günlüklerle de iç içe girdiği durumlar vardır. Ancak bu türlerden belirleyici yönleriyle ayrılır anı. Söz gelimi tarihlerde gördüğümüz nesnellik, bilimsel doğruluk, anlatılan yer, zaman ve tarih göstererek yüzde yüz kanıtlama gibi bir kaygı yoktur anılarda. Salt anlatıcısının yaşam serüveni içine sıkışıp kalmamış, onun dışına çıkıp o dönemi yansıtmasıyla da yaşam öyküsü ve öz yaşam öyküsünden ayrılır. Güncelere gelince günlüğün oluşması; günü gününe saptanan olaylara, düşüncelere duygulara bağlıdır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Günlüklerin günü gününe yazıldığına
B) Anı yazarının geçmişe tanıklık yaptığına
C) Anılarda anlatılanların belgelenmek zorunda olmadığına
D) Anıların yaşanılan dönemi yansıttıklarına
E) Anı yazarının farklı kaynaklardan yararlandığına
2. (I) Hep pencereden içeri bakıyorum. (II) Duvarda resimler. (III) Resimler eni konu etkiliyor. (IV) Aslında resimler mi renkler mi? (V) Renkler fırtına gibi esiyor.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde mecazlı anlatım vardır?
A) I    B)  II      C)  III      D) IV        E) V
3. Üstadı başında lacivert bir bere, sırtında kaşmir bir ceket, elinde makas, bahçesinde bulurduk. Bir dal, bir gül keserken... Telaşsız, yumuşak adımlarla gelir, pek ölçülü bir nezaketle misafirlerini karşılardı. Birinci katta pencerelerine yapraklar değen büyük bir odada toplanırdık. Hayal ötesi bir çay masası kurulurdu. Fakir mahallelerin sulh günlerinde bile tatmadığı, zengin konakların artık unutmaya başladığı dünya nimetlerine kavuşurduk burada. Çay, süt, sütlü kahve, kakao... Sonra peynirlerin her çeşidi. Reçeller, reçeller, reçeller... Çilek, muz, menekşe kokulu fondanlar... Pastalar, şokolalı, kremli, meyveli pastalar...
Yukarıdaki parçada kullanılan anlatım türleri seçeneklerin hangisinde doğru verilmiştir?
A) Öyküleyici anlatım- betimleyici anlatım
B) Öğretici anlatım- betimleyici anlatım
C) Açıklayıcı anlatım- öğretici anlatım
D) Öyküleyici anlatım- öğretici anlatım
E) Tartışmacı anlatım- açıklayıcı anlatım
C. Aşağıdaki soruları sözlü olarak yanıtlayınız.
1. Anı ve günce türleri arasındaki farklılıkları açıklayınız.
2. Anı türünde anlatıcının kim olduğunu belirtiniz.
3. Anı yazarı anlattıklarını belgelerle kanıtlamak zorunda mıdır? Niçin?
CEVAPLAR:
1. Anıda yaşananlar aradan belli bir zaman geçtikten sonra yazılır. Günlüklerde ise yaşananlar sıcağı sıcağına aktarılır.
Anıda, yaşananlar sıcağı sıcağına anlatılmadığı için yazar, duygusallıktan uzak bir tavır alır. Olayları daha geniş boyutuyla değerlendirir. Bu bakımdan gerçeğe daha yakındır. Anıda ise anlatılan olayların üzerinden fazla bir zaman geçmediği için yazar, duygusal bir tavır takınır. Anlattıklarına kişisel yargılarını fazlaca yansıtabilir.
2. Anı türünde anlatıcı yazarın kendisidir.
3. Yazar, anlattıklarını belgelerle kanıtlamak zorunda değildir. Yazar, belgelere, canlı tanıklara başvurur ancak anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir. Kendi gözlem ve izlenimlerini yansıtır.

EgitimLise.Blogspot.Com

EgitimLise.Blogspot.Com 12 Ekim 2012 tarihinde kurdum. Sitenin amacı öğrencilerin ödevlerinin bulmasında kolaylık, konu anlatımları, testler vb. eğitim kaynaklarını sitemizde bulundurmak. Sitemiz hakkında istek, şikayet ve görüşleri iletişim sayfamızdan bize iletebilirsiniz.
Dost Siteler : rap dinle | arabeskrap | kim milyoner olmak ister | online tv izle | tv dizileri izle | şarkı dinle | fundyy şarkıları | kayıp şehir dizisi | duman dinle | Polina Egorova | 2013 şarkıları dinle

Popüler Yayınlar

© Copyright 2012 Bilal UÇAR
İcerikler İzinsiz Olarak Kopyalanamaz Alıntı Yapılamaz!
Ödevler, Lise Ödevleri, Konu Anlatımları, Testler
EgitimLise.Blogspot.Com