Evrensel İletişim Yayınları 11.Sınıf Dil Ve Anlatım Kitabı Cevap Anahtarı
Yazar:
»
Adsız
| Kategori:
11.Sınıf
|
Cevap Anahtarı
|
Dil Anlatım
| Tarih:
29 Ekim 2012 Pazartesi
ÖĞRETİCİ METİNLER
ANI (HATIRA)
UYARI: EKOYAY 11.SINIF DİL VE ANLATIM KİTABININ HEM ANI(HATIRA) KONUSUNUN HEM DE BÜTÜN KONULARININ AYRINTILI CEVAPLARI İÇİN TIKLAYINIZ.BU YAYINEVİNDEKİ BİRÇOK SORUNUN CEVABI İÇİN DE AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIDAN FAYDALANABİLİRSİNİZ…
SAYFA 53
1. Anı, kelimesinin sizde uyandırdığı çağrışımlar nelerdir?
2. Anılarınızı anlatmaktan veya başkalarının anılarını dinlemekten hoşlanır mısınız? Niçin?
3. Bir olayı, onu yaşayan kişinin ağzından dinlemek olayın inandırıcılığını etkiler mi? Düşüncelerinizi açıklayınız.
Etkiler. Hem daha etkileyici hem de inandırıcı olur.
1. METİN
BİR GÖNÜL ADAMI
1. ETKİNLİK
Anı türünün özellikleri:
Sanat, bilim ve meslek dallarında ün yapmış kişilerin kendi hayatını, yaşadığı dönemde başından geçenleri veya tanık olduğu olayları kendi gözlem ve izlenimlerine bağlı kalarak anlattığı yazı türüdür. Anı yazma, insanoğlunun yaşadığı, geride bıraktığı olay ve olguları anlatma, başkalarıyla paylaşma ihtiyacından doğmuştur.
Anı Türünün Özellikleri
1 - Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.
2 - İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır
3 - Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.
4 - Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve
araştırmalarını anlatır.
5 - Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.
6 - Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
2 - İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır
3 - Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.
4 - Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve
araştırmalarını anlatır.
5 - Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.
6 - Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
7-Yazar her türlü kaynaktan yararlanabilir.
8-Anlatıcı yazarın kendisidir.
9-Açık sade içten bir anlatımı vardır.
Anı türünde kullanılan anlatım biçimleri nelerdir?
Öyküleyici, açıklayıcı, betimleyici anlatım
Anıda dilin hangi işlevleri kullanılır?
Göndergesel işlev, heyecana bağlı işlev.
Anılarda hangi anlatıcı vardır?
Kahraman anlatıcı
2. ETKİNLİK
Selim İleri “Bir Gönül Adamı” adlı anısında yaşadıklarını günü gününe mi yoksa aradan zaman geçtikten sonra mı yazmıştır? Bu yargıya nasıl vardığınızı metinden örnekler vererek açıklayınız.
Aradan zaman geçtikten sonra yazmıştır.
3. ETKİNLİK
“Bir Gönül Adamı” adlı anıda olaylar kimin etrafında meydana geliyor? Metindeki cümlelerden örnekler göstererek anlatıcının kim olduğunu belirtiniz. Metindeki anlatıcı ile metnin yazarının aynı kişi olup olmadığını söyleyiniz.
Bir Gönül Adamı adlı anıda olaylar Haldun Taner'in etrafında geçiyor. Yazar, Haldun Taner'i nerede, nasıl tanıdığını anlatıyor sonra eserlerini ve sanatçı kişiliğini tanıtıyor.
Metnin anlatıcısı yazarın kendisidir.
4. ETKİNLİK
İnsanın kendi bilgi ve izlenimlerini doğrudan doğruya aktarması ifadeye neler kazandırır? Düşüncelerinizi açıklayınız.
İnsanın kendi bilgi ve izlenimlerini doğrudan doğruya aktarması anlatılanın içten, gerçekçi ve inandırıcı olmasını sağlar.
5. ETKİNLİK
"Bir Gönül Adamı” adlı anıda yazarın, Haldun Taner ve dönemin özellikleri ile ilgili izlenimleri nelerdir? Sizce anılar yazıldıkları dönemle ilgili birer belge niteliği taşır mı? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
Metne göre Haldun Taner, sanatçı dostlarını ziyaret eden ölçülü, ağırbaşlı ve nazik bir kişidir. Tiyatro türünde yazdığı eserlerle döneminde tanınmış bir yazardır. Dönemin önemli yazarları arasında Kemal Tahir; tiyatrocular arasında Muhsin Ertuğrul ve Ulvi Uraz gibi isimler vardır.
Anılar yazıldıkları dönemin sosyal ve siyasi özelliklerini yansıttıklarından belge niteliği taşır.
6. ETKİNLİK
Selim İleri "Bir Gönül Adamı” adlı anısında kendi gözlem ve izlenimlerinin dışında hangi kaynaklardan yararlanmıştır? Bu kaynaklardan yararlanarak Haldun Taner’le ilgili hangi bilgileri aktardığını belirtiniz.
Selim İleri, bu metni yazarken yararlandığı ilk kaynak kendi yaşantılarıdır.
Haldun Taner'le ilgili yazılardan yararlanmış. (anı, fıkra, biyografi,eleştiri)
Haldun Taner'in yakın çevresindeki insanlardan yararlanmış.
Dönemin yazar ve edebiyatçılarından alıntılar yapmış.
Haldun Taner'le ilgili verilen bilgiler:
Kemal Tahir'in yakın arkadaşıdır.
Döneminde tanınmış bir tiyatro yazarıdır.
yazarlar tarafından beğenilir.
Dedikoduyu sevmeyen, ölçülü, zarif bir insandır.
Hoşsohbettir.
Ömrünün sonlarında yeniden öykü yazmayı denemiştir.
1966'da vefat etmiştir.
7. ETKİNLİK
Anı yazarlarının anlattıkları olay kişi ve zamanla ilgili olarak hangi kaynaklardan yararlanabileceklerini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
Öncelikle kendi yaşantısı, gözlem ve izlenimleri
Yazar, anılarını yazarken, anlattığı dönemle ilgili tüm yazılı kaynaklardan yararlanır.
Canlı kaynaklardan yararlanır.
Fotoğraf... gibi belgelerden yararlanır.
Anı türündeki bir yazı tarih bilimine de kaynaklık eder; fakat yazar, yazdıklarını yüzde yüz belgelendirmek zorunda değildir.
sayfa 62
8. ETKİNLİK
"Cephe Yarıldıktan Sonra Büyük Komutanın Verdiği Karar” ve “Erzurum ve Sivas Kongrelerinde Millî Hudut Tespit Edilirken Türk Süngüsünün İşaret Ettiği Hat” adlı anılardan hareketle Atatürk'ün kişilik özellikleri hakkında neler öğrendiğinizi belirtiniz. Metinde dönemin hangi özelliklerinin anlatıldığını açıklayınız.
Bu metinlerde Atatürk'ün şu kişilik özellikleri öne çıkmıştır:
İleri görüşlü
Risk almayı sever.
Olayların nedenini ve olası sonuçlarını çok iyi tahmin eder.
En kötü durumda bile umutsuzluğa kapılmaz.
Vatanını ve milletini sever ve korur.
Bu metinde anlatılanlardan o dönemde Anadolu'da bir milli mücadele sürecinin yaşandığını görüyoruz. Metinlerde dönemin siyasi ve sosyal gelişmeleri yansıtılmıştır.
10. ETKİNLİK
“Bir Gönül Adamı”, “Cephe Yarıldıktan Sonra Büyük Komutanın Verdiği Karar”, “Erzurum ve Sivas Kongrelerinde Millî Hudut Tespit Edilirken Türk Süngüsünün İşaret Ettiği Hat” adlı metinlerde yazarların; anlattıklarını belgelerle ifade etme, kanıtlama gayreti içine girip girmediklerini belirtiniz. Anı yazarlarının anlattıklarını kanıtlamak zorunda olup olmadıklarını tartışınız. Ulaştığınız sonucu açıklayınız.
• İncelediğiniz metinlerden hareketle anı yazılarının öğretici, bilgi verici metinler içerisinde yer alıp almadığını belirtiniz.
Bu metinlerde anlatılan olaylarla ilgili yer, zaman ve kişiler belirtilmiş. Yer, zaman ve kişiyi belirtmek anının inandırıcı olması bakımından önemlidir. Anılar dönemin siyasi ve sosyal olaylarını yansıttığı için belge niteliği kazanır; ancak anı yazarı anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir.
Anılar, öğretici metinler içinde yer alır.
Anı ( Hatıra ) Türü Özellikleri :
1 - Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.
2 - İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır
3 - Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yaptığı için tarihçilere ışık tutar.
4 - Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve
araştırmalarını anlatır.
5 - Yazarın unutulmasını istemediği gerçekleri kalıcı kılar.
6 - Geçmiş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.
12. ETKİNLİK
“Bir Gönül Adamı” ve “Cephe Yarıldıktan Sonra Büyük Komutanın Verdiği Karar” adlı anılarda hangi anlatım türlerinin kullanıldığını belirtiniz. Bu anlatım türlerinin metnin yazılma amacıyla ilişkisini açıklayınız.
Bu metinlerde öyküleyici ve açıklayıcı anlatım türlerine ağırlık verilmiştir.
14. ETKİNLİK
Metnin yazılış amacını da dikkate alarak incelediğiniz anılarda dilin hangi işleviyle kullanıldığını belirtiniz.
Bu metinlerde dil ağırlıklı olarak göndergesel işlevde kullanılmıştır.
Anı ve günlük türlerinin benzer ve farklı yönlerinin tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
ANI İLE GÜNLÜĞÜN BENZER VE FARKLI YANLARI
1 – Anı da günlük gibi bir kişinin başından geçen gerçek yaşantılardan kaynaklanan yazı türüdür
.2- Günlük yaşanırken anı ise yaşandıktan sonra yazılır
3 - Anılar, yazarların yaşlılık çağlarında yazdıkları ve yaşamları boyunca karşılaştıkları olayları nesnel bir şekilde ortaya koyan yazılardır Günlükler ise daha öznel, derin, içten ve ruhun derinliklerinden kopup gelen Anlık duygu ve düşünceler hakimdir.
4 - Anı yazılarının anlatım açısından kurgusal niteliklere sahip olduğunu da söyleyebiliriz Günlükler ise kurgudan uzak yoğun düşüncelerin toplamıdır.
ANLAMA, YORUMLAMA
sayfa 64
6.
Haldun Bey ağırbaşlıydı, ölçülüydü, zarifti.
Kişi adı ile birlikte kullanılan unvanlar büyük harfle başlar.
……aktörlük için yazılmış bir başyapıttır.
Baş ile başlayan sıfat tamlaması yoluyla yapılan birleşik isimler bitişik yazılır.
Haldun Bey tiyatroyu galiba yazı sanatları içinden en yakını hissediyordu kendine.
Ses türemesi olan birleşik sözcükler bitişik yazılır.
Kendisi de duygusallığına matematiğin sıkı düzenini denek taşı yaptı
Bazı birleşik sözcükler bitişik yazılır.
Galatasaray Lisesinde Parasız yatılı okudum
Kurum ve kuruluş isimleri büyük harfle başlar, sununa getirilen ekler kesme işareti ile ayrılmaz.
Ardından Almanya’da ekonomi ve siyasal bilimler konusunda yükseköğrenim çabası
Öğretim ve öğrenim sözcükleri ile yapılan birleşik isimler bitişik yazılır.
Olumsuzlukları elbette göz ardı etmiyordu.
Göz ardı, kulak ardı gibi kalıplaşmış ifadeler ayrın yazılır.
Yirmi altı yaşındaydım
Sayı isimleri ayrı yazılır.
Bir gün Elmadağ’da Divan’ın önünde karşılaşmıştık.
Kurum ve kuruluş adları büyük harfle başlar, sonuna getirilen ekler kesme işareti ile ayrılır.
“Zilli Zarife”yi Elhamra’da…
Lakaplar büyük harfle yazılır.
16 Mart 1916’da dünyaya gelmiş, İstanbul’da
Belirli bir tarihi belirten ay ve gün isimleri büyük harfle başlar.
…maneviyatı kalmamış birtakım insanlardan başka, kuvvet denecek kimse kalmamış.
Birtakım, birkaç, birçok gibi belgisiz sıfatlar bitişik yazılır.
Malumunuzdur ki Misak-ı Milli’yi en nihayet Ankara ‘da tespit ettim
Kongre isimleri büyük harfle başlar.
Kazım Paşa derhal Limon Von Sonders’le…
Özel isme bağlı unvanlar büyük harfle başlar
Bunlar askeri kıyafet taşıyan urban ve Bedevilerdi
Topluluk isimleri büyük harfle başlar.
Gayriihtiyari çekildiler, emrettim.
Kalıplaşmış bazı sözcükler bitişik yazılır
65 .SAYFA
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
A. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Anılarda anlatıcı ile yazar aynı kişidir. (D )
• Anılarda dil göndergesel işleviyle kullanılır. (D )
• Anı yazılarında yazar nesnel olmak zorundadır. ( Y)
• Anı yazarı anlattıklarını belgelemek zorundadır. ( Y)
B. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.
1. Yaşanmakta olanı değil, yaşanılmışı anlatır anıcılar. İster istemez belleklerinde kalanı yansıtırlar. Bunun için de geçmişin tanıklığını yapar anılarını yazan kişiler. Anılarla tarih kesişir. Yalnız tarih değil anıların yaşam öyküleriyle günlüklerle de iç içe girdiği durumlar vardır. Ancak bu türlerden belirleyici yönleriyle ayrılır anı. Söz gelimi tarihlerde gördüğümüz nesnellik, bilimsel doğruluk, anlatılan yer, zaman ve tarih göstererek yüzde yüz kanıtlama gibi bir kaygı yoktur anılarda. Salt anlatıcısının yaşam serüveni içine sıkışıp kalmamış, onun dışına çıkıp o dönemi yansıtmasıyla da yaşam öyküsü ve öz yaşam öyküsünden ayrılır. Güncelere gelince günlüğün oluşması; günü gününe saptanan olaylara, düşüncelere duygulara bağlıdır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Günlüklerin günü gününe yazıldığına
B) Anı yazarının geçmişe tanıklık yaptığına
C) Anılarda anlatılanların belgelenmek zorunda olmadığına
D) Anıların yaşanılan dönemi yansıttıklarına
E) Anı yazarının farklı kaynaklardan yararlandığına
2. (I) Hep pencereden içeri bakıyorum. (II) Duvarda resimler. (III) Resimler eni konu etkiliyor. (IV) Aslında resimler mi renkler mi? (V) Renkler fırtına gibi esiyor.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde mecazlı anlatım vardır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
3. Üstadı başında lacivert bir bere, sırtında kaşmir bir ceket, elinde makas, bahçesinde bulurduk. Bir dal, bir gül keserken... Telaşsız, yumuşak adımlarla gelir, pek ölçülü bir nezaketle misafirlerini karşılardı. Birinci katta pencerelerine yapraklar değen büyük bir odada toplanırdık. Hayal ötesi bir çay masası kurulurdu. Fakir mahallelerin sulh günlerinde bile tatmadığı, zengin konakların artık unutmaya başladığı dünya nimetlerine kavuşurduk burada. Çay, süt, sütlü kahve, kakao... Sonra peynirlerin her çeşidi. Reçeller, reçeller, reçeller... Çilek, muz, menekşe kokulu fondanlar... Pastalar, şokolalı, kremli, meyveli pastalar...
Yukarıdaki parçada kullanılan anlatım türleri seçeneklerin hangisinde doğru verilmiştir?
A) Öyküleyici anlatım- betimleyici anlatım
B) Öğretici anlatım- betimleyici anlatım
C) Açıklayıcı anlatım- öğretici anlatım
D) Öyküleyici anlatım- öğretici anlatım
E) Tartışmacı anlatım- açıklayıcı anlatım
C. Aşağıdaki soruları sözlü olarak yanıtlayınız.
1. Anı ve günce türleri arasındaki farklılıkları açıklayınız.
2. Anı türünde anlatıcının kim olduğunu belirtiniz.
3. Anı yazarı anlattıklarını belgelerle kanıtlamak zorunda mıdır? Niçin?
CEVAPLAR:
1. Anıda yaşananlar aradan belli bir zaman geçtikten sonra yazılır. Günlüklerde ise yaşananlar sıcağı sıcağına aktarılır.
Anıda, yaşananlar sıcağı sıcağına anlatılmadığı için yazar, duygusallıktan uzak bir tavır alır. Olayları daha geniş boyutuyla değerlendirir. Bu bakımdan gerçeğe daha yakındır. Anıda ise anlatılan olayların üzerinden fazla bir zaman geçmediği için yazar, duygusal bir tavır takınır. Anlattıklarına kişisel yargılarını fazlaca yansıtabilir.
2. Anı türünde anlatıcı yazarın kendisidir.
3. Yazar, anlattıklarını belgelerle kanıtlamak zorunda değildir. Yazar, belgelere, canlı tanıklara başvurur ancak anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir. Kendi gözlem ve izlenimlerini yansıtır.
Eğitim Sitesi, Yazılı Soruları, Ders Notları, Konu Anlatımları
Yazar:
»
Adsız
| Kategori:
Cevap Anahtarı
|
Ders Anlatımları
|
Ders Notları
| Tarih:
27 Ekim 2012 Cumartesi
Sitemizin destekeldiği ödev yapma,ders çalışma sitesinin tanıtımı.
Artık ödevlerinize daha kısa sürede ulaşabileceksiniz. Yeni açılan eğitim sitesi egitimlise.blogspot.com ile liseliler için ders notları, konu anlatımları, videolu anlatımlar, kitap haberleri ve özetleri gibi birçok içerik ve materyale ulaşabilirsiniz.
Site sade yapısıyla hızlı, erişilebilir bir hizmet sunuyor. Ayrıca eğitim habelerini takip edebilir ve sunu,slayt indirebilirsiniz.
Enzim Çeşitleri
Basit enzimler :
Sadece proteinden oluşmuş enzimler . ÖRN: Bütün sindirim enzimleri , üreaz
Bileşik enzimler :
Protein olan esas kısım ve protein olmayan organik veya inorganik yardımcı kısımlardan meydana gelir.
Protein kısım = ApoenzimYardımcı kısım = Organik ise koenzim(vitaminler)
İnorganik ise kofaktör(Ca,K,Na) Apoenzimle koenzim (kofaktör) ‘in oluşturduğu yapıya holo enzim denir.
Her apoenzim sadece bir koenzim veya kofaktör ile çalışır. Ancak bir koenzim yada kofaktör farklı apoenzimlerle çalışabilir.
10. Sınıf Tarih Kitabı Cevapları 2012-2013 Meb Yayınları
Yazar:
»
Adsız
| Kategori:
10.Sınıf
|
Cevap Anahtarı
|
Tarih
| Tarih:
23 Ekim 2012 Salı

10. Sınıf Tarih Kitabı Tüm Cevapları
Tarih Proje Ödevi (Sayfa 17)Osmanlı Devletinin Balkanlara Hakim Olmaya Başlamasından Sonra Burada Meydana Getirdigi Mimari Eserler [Cami,Han,Hamam,Köprü,Medrese] Arastırma Yapınız Ve Resim Albümü Hazırlayınız
Osmanlı devletinin sadece Balkanlar’da 15787 adet mimari yapı inşa ettiğini ortaya koymuşturSadece Bulgaristan’daki mimari eserlerin sayısı 3399 adettir; bu sayı, 2356 adet cami-mescit, 142 medrese, 273 mektep, 174 tekke-zaviye, 42 imaret, 116 han, 113 hamam-ılıca-kaplıca, 27 türbe, 24 köprü, 16 kervansaray, 74 çeşme, saat kuleleri, hastaneler, bedestenler, kütüphaneler ve çeşitli sanat eserlerinden meydana gelmiştir Günümüzde bu eserlerin büyük bir kısmı yok olmuştur; orijinal halini koruyan eser sayısı ise çok azdır.Vardar Nehri üzerinde, Fatih Sultan Mehmed Han tarafından yaptırılan Taş Köprü (Fatih Köprüsü) ve Samokov’da bir Türk çeşmesiBu mimari yapılardan Romanya Babadağ’daki Sarı Saltuk Türbesi; Arnavutluk Kruya’da Sarı Saltuk Türbesi; Bosna-Hersek Blagay’da Sarı Saltuk Türbesi; Bulgaristan Obroçişte-Balçık’ta Akyazılı Tekkesi ve İmareti; Köstendil’de Koca İsnak Paşa Köprüsü, Uludere Harmanlı Köprüsü; Budapeşte’de Gül Baba Türbesi; Kosova Priştine’de Sultan Murat Hüdavendigar Türbesi; Üsküp’te Sultan Murat Camii, Kurşunlu Han; Filibe’de Sultan Murat Hüdavendigar Camii, Karagöz Paşa Medresesi, Hünkar Hamamı, Şahabeddin Paşa Hamamı; Saraybosna’da Gazi Hüsrev Bey Camii; Sofya’da Mahmut Paşa Camii ve Kervansarayı, Şumnu’da Şerif Halil Paşa Camii, saat kulesi; Yunanistan Kavala’da Mehmet Ali Paşa Medresesi, yeniden inşa edilen Mostar Köprüsü; Manastır-Bitola, Pirlepe’de saat kuleleri; Peç’te Kazım Paşa Camii gibi çeşitli örnekler günümüze kadar ulaşmıştır Ancak ne var ki, bu yapıların bazıları bakımsız ve ihmal edilmiş durumdadırlar Özellikle Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Macaristan gibi ülkelerdeki eserler, Eski Yugoslavya’da bulunanlara göre çok daha kötü durumdadır Türk kültür mirasının bir parçası olan bu önemli eserler, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar İhmal ve bakımsızlığın yanı sıra yıkılmayan bazı önemli tarihi binaların farklı amaçlarla kullanılması, bilinçsiz bir şekilde tadilat çalışmalarında bulunulması, eserlerin ideolojik olarak tahrip edilmesi bu mimari yapıların tükenmesine yol açmaktadır
Macaristan’da Osmanlı’dan kalan en büyük mimari eser olan Gazi Kasım Paşa Camii şu anda kilise olarak kullanılıyor C*****n kubbesi, Hunyadi Yanoş heykeliyle yüz yüze Peç’in en kalabalık meydanına bakıyor
Macaristan’ın her yerinde Osmanlı’nın izlerine rastlamak mümkün İşte, Kanuni döneminde kuşatılmasına rağmen, kışın bastırması sebebiyle alınamayan, 1596 yılında III Mehmed tarafından fethedilen Eğri Kalesi’nden bir görünüm III Mehmed, bu zaferden dolayı, Osmanlı tarihinde “Eğri Fatihi” olarak anılır.
Sayfa 39, 40, 41, 42
1) “İstanbul’un içinde Türk sarığını görmek, Kardinal külahını görmekten daha iyidir” sözünü açıklayınızcevap:Osmanlı devletinin kuruluş dönemlerinden itibaren izlediği hoşgörü politikası ile aldıgı topraklardaki halka tanıdıgı din ve vicdan hürriyetinden dolayı bu söz söylenmiştir
2)İstabul’un kuşatmasında Osmanlı gemilerinin Haliç’ten indirilmesinin İstanbul’un fethine katkısı neler olabilir?
cevap:
Karadan kusatma devam etse basarısızlıklada sonuçlanabilirdi.Ama haliçten indirilen gemiler ise bizansların molarini büyük bir ölçüde bozdu ve fethin gidişatı degişti
3)Papa, İstanbul’ un fethi üzerine dediği “Asıl fethi şimdi gerçekleşti” sözüyle ne ifade etmek istemiştir?
cevap:
Fatihin istanbul halkına erdigi özgürlükleri duyap papa , Osmanlı devletinin esas zaferi şimdi kazandıgını istiraf etmiştir
4)İstanbul’ un fethinin siyasi, kültürel, ve ekonomik sonuçlarının günümüz Avrupa’sına etkilerini değerlendiriniz.
cevap :
Büyük bir çarpıda etkisi ve gelişim içinde oldugunu görüyoruz
5)İstanbul’un nüfus yapısının çeşitliliğinden yola çıkarak Osmanlı Devleti’nin İstanbul’ da uyguladığı yönetim hakkında neler söylenebilir?
cevap:Osmanlıların hoşgörüye dayalı yönetim anlayışı altındaki istanbul İstanbul,sadece müslümanlar için değil aynı zamanda avrupada baskıya uğrayan Yahudi ve Hristiyanlar için de çekim merkezi haline gelmiştir
6) Otlukbeli Savaşı’nın kazanılmasının Osmanlı Devleti açısından önemi nedir?
cevap:
otlukbeyi şavası nın kazanılmasıyla Dogu anadolu nun güvenligi saglanmıs oldu
7) Osmanlı Devleti’nin Venedik’e ayrıcalıklar vermesinin nedenleri nelerdir?cevap:Osmanlı devletinde ticari hareketliliği sağlanması açısından önemlidir.Ayrıca venedik in Haçlı birliğiden koparılması amaçlanmıştır
8)Kırım’ın Osmanlı Devleti’ne bağlanmasının yararları neler olabilir?
cevap:
•Karadeniz bir Türk gölü haline geldi
•İpek yolu’nun karadeniz in kuzeyine giden kolu denetim altına alındı
•Kırım ın alınmasıyla Lehistan üzerine doğudan yapılacak seferlerde üs kazanıldı
Sayfa 44 tablo ;
Anadolu Türk siyasi birligini saglamaya yönelik faaliyetler ;
karamanogullarının alınması
Anadolu siyasi ise ;
Otluk beyi savası
Balkanlardaki faaliyetler ;
sırbıstanın fethi ,eflakın fethi , Arnavutluk seferi , bosnanın fethi
Karadenizin hakimiyeti için yapılan fetihler hakkında bilgi ;
Amasranın fethi , sinop ve trabzonun fethi ve kırımın fethi
Akdeniz hakimiyeti için yapılan fetihler ile ilgili bilgi;
moranın fethi, taşoz,limni,midillinin fethi,egriboz , zenta ve kefalonya adalarının fethi
sayfa 45 50Anadolu Türk siyasi birligini saglamaya yönelik faaliyetler ;
karamanogullarının alınması
Anadolu siyasi ise ;
Otluk beyi savası
Balkanlardaki faaliyetler ;
sırbıstanın fethi ,eflakın fethi , Arnavutluk seferi , bosnanın fethi
Karadenizin hakimiyeti için yapılan fetihler ;
Amasranın fethi , sinop ve trabzonun fethi ve kırımın fethi
Akdeniz hakimiyeti için yapılan fetihler ;
10. sınıf tarih kitabı cevapları sayfa 86-87
1=B
2=E
3=D
4=A
5=A
6=B
7=C
8=C
YDYDYYDY
boslukları sırayla yazıyrmm
kapitülasyon
fatih
seri ve örfi
harem enderun birun
defterdar ve nısancı
beylerbeyı,kadı
lonca
cografı kesıfler
ronesans
vakıf
1-Teknolojik gelişmelerle pusula pratik hale getirilip kullanılmaya başlandı.
2-Millet sistemi Osmanlının toplumsal yapısının ırk esasına göre değil inanç temeline göre şekillendirilmesidir.Bu sistem sayesinde Osmanlı Devlentinde farklı topluluklar bir arada yaşamıştır.
3-Reaya devlete vergi vermekle yükümlüydü.
4-Preveze Deniz Savaşıyla Akdenizde üstünlük sağlanmış oldu.
5-Osmanlı bilim insanlarını korumayı ve onlara karşı saygılı olmayı devlet politikası haline getirmiştir.Bilimsel çalışmalar yapanlar saray tarafından desteklenmiştir.
6-Kadılar kararlarında tamamen serbest bırakılmışlardır.
7-Memlük Devleti yıkılmıştır.
Halifelik Osmanlıya geçmiştir.
Venedik Osmanlıya vergi ödemeye başlamıştır.8-?9-Karadenizin en önemli ticaret limanlarından olan Kili ve Akkerman alınmıştır.Moradaki İnebahtı, Modon, Koron ve Navadin fethedilmiştir.10-Defterdar ve nişancı
10.Sınıf Tarih Kitabı Sayfa 88-97 arası
Canlıların Ortak Özellikleri
Yazar:
»
Adsız
| Kategori:
9.Sınıf
|
Biyoloji
|
Ders Notları
| Tarih:
21 Ekim 2012 Pazar
Canlıların Ortak Özellikleri
1-) Hücresel Yapı :
Tüm canlılar yapısal ve işlevsel bakımdan en küçük yapı birimi olan hücreden oluşur.- Bazı canlılar sadece bir hücreden oluşur. Bunlara ; "Bir hücreli canlılar" denir.
- Bazı canlılar ise çok sayıda hücrenin belirli bir organizasyon ile bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur. Bunlara da ; "Çok hücreli canlılar" denir
2-) Beslenme :
Canlıların hayatlarını sürdürebilmesi için beslenmeleri gerekir. Canlılarda değişik beslenme şekilleri görülür. Bunlar ; Otorotof ve Heterotrof beslenmedir.- Otorotof beslenme ; Canlıların kendi besinini kendisi üretmesidir. Bu beslenme şekli fotosentetik bitkiler (ışık enerjisi ile besin üretme) ve kemo sentetik canlılarda (bakterilerde) görülür. Bu canlılara üreticiler de denir.
- Heterotrof Beslenme ; Canlılar ihtiyacı olan besini dışarıdan hazır olarak alırlar. Bu canlılara Tüketiciler de denir. Bu beslenme şekli İnsan, hayvan, mantar ve daha bir sürü canlıda görülür.
3-) Enerji Üretimi (Solunum) :
Canlıların büyümesi, iş yapabilmesi, üremesi, bütün hayatsal Fonksiyonlarını gerçekleştirebilmesi için enerjiye ihtiyaç vardır.- Canlıların kullandığı enerjinin temeli Güneş tir.
- Güneş enerjisinin tüketici canlılar (heteratrof) tarafından kullanılabilmesi için fotosentezle bitkiler tarafından kimyasal bağ enerjisine (besinlere) dönüştürülebilmesi gerekir.
- Fotosentez organik besinlerin kimyasal bağlarında depolanan bu enerji hücre solunumu ile serbest hale geçer ve hücrede kullanılır. Hücrede Oksijenli ve Oksijensiz olmak üzere iki çeşit solunum gerçekleşir.
- Oksijenli Solunum ; Hücrede oksijen kullanarak besinlerdeki kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılabilmesidir. Örnek ; Hayvan , bitkiler
- Oksijensiz Solunum ; Hücrede oksijen kullanmadan besinlerdeki kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılması olayıdır. Örnek ; Bazı bakteriler
4-) Büyüme :
Canlıların yapısını oluşturan hücrelerin sayıca ve hacim olarak artmasına büyüme denir.Büyüme olayı besinlerle ve solunum ile gerçekleşir. Dışardan alınan besinlerin hücrede kullanılması ve enerji oluşturulmasını içeren olayların tümüne Metabolizma denir.
Metabolizma :
Anabolizma (Yapım olayları) ve Katabolizma (Yıkım olayları) olarak 2 ye ayrılır.Anabolik ve katabolik olaylar hücrenin hayatı boyunca devam eder.
Anabolik olaylar > Katabolik olaylar --> Canlı büyür.
Anabolik olaylar = Katabolik olaylar --> Büyüme durur.(Yetişkinlik)
Anabolik olaylar < Katabolik olaylar --> Yaşlanma
Hayvanlarda büyümenin üst sınırı vardır. Bitkilerde ise gövde ve kök uçlarında bulunan sürekli bölünebilen doku nedeniyle büyüme sınırsızdır.
5-) Haraket :
Canlılar yaşadıkları ortama göre çeşitli hareket yeteneklerine sahiptir.Örnek : Tek hücrelilerde Paremesyum = Siller ile (Titrek Tüy) , Öglena = Kamçı ile , Amip = Yalancı ayak (Sitoplazma uzantısı) ile çok hücrelilerde bacak, kanat, yüzgeç gibi yapılarla hareket sağlanır. Bitkilerde ise yönelme hareketi vardır. Işığa Yönelme gibi..
6-) Boşaltım :
Bir hücreli yada çok hücreli canlılarda metabolizma sonucunda oluşan atık maddelerin canlıdan uzaklaştırılmasına boşaltım denir.Tek hücrelilerde Boşaltım ; kontraktil kokularla yapılır.
Bitkilerde fazla su yapraktan terleme yoluyla yapılır.
Katı atıklar yaprak dökümü ile uzaklaştırılır.
Hayvanlarda katı sindirim atıkları sindirim sistemiyle solunum gazları (CO2) su ve suda çözünmüş zehirli atıklar boşaltım sistemiyle canlıdan uzaklaştırılır.
7-) Üreme :
Her canlının belli bir büyüme döneminden sonra neslini devam ettirebilmesi için kendine benzer bireyler meydana getirmesine üreme denir.Eşeysiz Üreme (Mitoz Bölünme) ; Mitoz hücre bölünmesi ile oluşur. Kalıtsal açıdan hem birbirine hemde ana canlıya tamamen benzer yavrular oluşur. Kalıtsal çeşitlilik yoktur. Tek bir ata vardır.
Eşeyli Üreme (Mayoz Bölünme) ; Üreme hücreleri mayoz bölünmeyle oluşturulur. Enek ve dişi üreme hücreleri vardır. (Yumurta ve Sperm, iki canlı var.) Oluşan yavrular hem birbirinden hemde ana babadan tamamen farklıdır. Kalıtsal çeşitlilik var, bu nedenle farklı yaşam şartlarına kolay uyum sağlarlar. Eşeysiz üremeye göre bu nedenle avantajlı.
8-) Uyarılma Çevresel Uyarılara Tepki :
Canlılar iç ve dış ortamlardan gelen fiziksel ve kimyasal uyarılara tepki gösterirler. Bu duyarlılıkları sayesinde çevrelerinde meydana gelen bu tepkimelere karşı kendilerini koruyabilirler. Örnek : Bitkilerin suya yönelirken kireç vb. maddelerden uzaklaşması, göz bebeklerinin az ışıkta genişlemesi, fazla ışıkta daralmasıÇevresel uyarılara tepki sinir sistemi ve duyu organlarının birlikte çalışmasıyla gerçekleşir.
9-) Organizma, Organizasyon :
Çok hücrelilerde organizasyon en küçük yapı birimi hücredir. Hücre < Doku < Organ < Sistem < CanlıDoğru soluk alıp vermediğimizde yaşamımız nasıl etkilenir?
Doğru soluk alıp vermek çok önemlidr. Yanlış soluk alıp verildiğinde günlük yaşamımızı olumsuz etkileyen durumları solunum yolu hastalıkları ve kalbin yorulması kronik yorgunluk ,horlama ,akıcı konuşamama gibi rahatsızlıklar meydana gelmektedir.
Karmaşık Sayılar (Kompleks Sayılar)
Yazar:
»
Adsız
| Kategori:
11.Sınıf
|
Ders Notları
|
Karmaşık Sayılar
|
Matematik
|
Ödevler
| Tarih:
18 Ekim 2012 Perşembe
Karmaşık Sayılar (Kompleks Sayılar)
Matematikte karmaşık sayı, bir gerçel bir de sanal kısımdan oluşan bir nesnedir. Karmaşık sayılar şu biçimde gösterilirlerz = α + bi
Genel olarak karmaşık sayılar için "z" harfi kullanılır. a ve b sayıları gerçel olup i² = -1 özelliğini sağlayan sanal birime i denir. Kimi zaman özellikle elektrik mühendisliğinde i yerine, j kullanılır.
Ayrıca matematikte bu sayıların uzayı C olarak gösterilir. Bu harfin seçilmesinin nedeni, İngilizce'de karmaşık sözcüğünün karşılığı olarak complex sözcüğünün kullanılmasıdır, nitekim bazı Türkçe kaynaklarda complex sözcüğünden devşirilen kompleks sözcüğüne de rastlanabilir. Karmaşık sayılara böyle bir adın verilmesinin nedeni ise aşağıda da göreceğimiz gibi gerçel ve sanal kısımların bir arada durmasıdır.
Bütün gerçel sayılar sanal kısımları sıfıra eşit olan birer karmaşık sayı olarak düşünülebilir. Diğer bir deyişle gerçel sayılar, karmaşık sayı düzleminde gerçel sayılar ekseni üzerinde bulunurlar.
z = α + i · 0 € R
Bir z karmaşık sayısının gerçel ve sanal parçaları sırasıyla Re(z) ve Im(z) şeklinde gösterilir. Bütün bu tanımları ve özellikleri bir örnekte gösterelim. z = 4 - 7i sayısı gerçel kısmı Re(z) = 4, sanal kısmı Im(z) = − 7 olan C uzayında bir karmaşık sayıdır. Gerçel sayılar, karmaşık sayıların alt kümesi olduğu için, R uzayındaki cebrin hepsi dolayısıyla C uzayında da tanımlıdır. Bunun dışında karmaşık sayıların başka özellikleri de vardır. Örneğin bir karmaşık sayı düzlemde bir vektör olarak temsil edilebilir.[1]
ax² + bx + c = 0 denkleminin Δ < 0 iken reel kökünün olmadığını daha önceden biliyoruz. Örneğin, x² + 1 = 0 denkleminin reel kökü yoktur. Çünkü,(x² + 1 = 0 =>x² = -1) karesi –1 olan reel sayı yoktur. Şimdi, bu türden denklemlerin çözümünü mümkün kılan ve reel sayılar kümesini de kapsayan yeni bir küme tanımlayacağız...
a ve b birer reel sayı ve i = √-1 olmak üzere, z = a + bi şeklinde ifade edilen z sayına Karmaşık (Kompleks) Sayı denir. Karmaşık sayılar kümesi C ile gösterilir.
C = {z : z = a + bi ; a, b € R ve √-1 = i}dir.
(i = √-1 => i² = -1 dir.)
z = a + bi karmaşık sayısında a ya karmaşık sayının reel (gerçel) kısmı, b ye karmaşık sayını imajiner (sanal) kısmı denir ve Re(z) = a, İm(z) = b şeklinde gösterilir.
Örnek: Z1 = 3 + 4i, Z2 = 2 – 3i, Z3 = √3 + i, Z4 = 7, Z5 = 10i sayıları birer karmaşık sayıdır.
Z1 karmaşık sayısının reel kısmı 3, imajiner kısmı 4 tür.
Z2 = 2 - 3i =>Re(Z2) = 2 ve İm(Z2) = -3,
Z3 = √3 + i =>Re(Z3) = √3 ve İm(Z3) = 1,
Z4 = 7 =>Re(Z4) = 7 ve İm(Z4) = 0,
Z5 = 10i =>Re(Z5) = 0 ve İm(Z5) = 10 dur.
Örnek: x² - 2x + 5 = 0 denkleminin çözüm kümesini bulalım.
Çözüm: Verilen denklemde a = 1, b = -2, c = 5 tir.
Δ = b² - 4ac = (-2) ² - 4.1.5 = -16 = 16.i²
X1,2 = | -b ± √Δ = | -(-2) ± √16i² = | 2 ± 4i = 1 ± 2i dir. |
| 2a | 2.1 |
| 2 |
İ'nin Kuvvetleri
iº = 1, i¹ = i, i² = -1, i³ = -i, i4 = 1, i5 = i, ...
Görüldüğü gibi i nin kuvvetleri ; 1, i, -1, - i, değerlerinden birine eşit olmaktadır.
Buna göre, n € N olmak üzere,Örnek: ( i14 + i15 + 1 ).( i99 + i100 – 1) işleminin sonucunu bulalım.
i4n = 1
i4n + 1 = i
i4n + 2 = -1
i4n + 3 = -i dir.
Çözüm: i14 = (i4)3.i2 = 13.(-1) = -1
i15 = (i4)3.i3 = 13.(-i) = -i
i99 = (i4)24 .i 3 = 124.(-i) = -i
i100 = (i4)25 = 125 = 1 olduğu için,
(i24 + i15 + 1).(i99 + i100 – 1) = (-1 – i + 1).(-i + 1 – 1) = (-i) (-i) = i2 = - 1 dir.[2]
İki Karmaşık Sayının Eşitliği
Reel kısımları ve imajiner kısımları kendi aralarında eşit olan iki karmaşık sayı eşittir.
Z1 = a + bi } olsun. Z1 =Z2 ↔ (a = c ve b = d) dir.Örnek: Z1 = a + 3 + 2bi + 3i
Z2 = c + di }
Z2 = 8 + (a + b)i
Z1 = Z2 olduğuna göre, b değerini bulalım.
Çözüm: Z1= (a + 3) + (2b + 3)i, Z2 = 8 + (a + b)i ve Z1 = Z2 olduğundan,
a + 3 = 8 => a = 5
2b + 3 = a + b => 2b + 3 = 5 + b => b = 2 dir.
Örnek: Z1 = (a + b + 3) + (a – 2)i
Z2 = 0
Z1 = Z2 olduğuna göre, a.b değerini bulalım.
Çözüm: Z1 = Z2 olduğundan,
a – 2 = 0 => a =2,
a + b + 3 = 0 => 2 + b + 3 = 0 => b = -5 tir.
O halde, a.b = 2.(-5) = -10 dur.[2]
Bir Karmaşık Sayının Eşleniği
Z = a + bi karmaşık sayı ise Z = a – bi sayısına Z karmaşık sayısının eşleniği denir.
Örnek:
1) Z1 = 4 + 3i sayısının eşleniği Z1 = 4 - 3i,
2) Z2 = √2 - √3i sayısının eşleniği Z2 = √2 + √3i,
3) Z3 = -7i sayısının eşleniği Z3 = 7i,
4) Z4 = 12 sayısının eşleniği Z4 = 12,
5) Z5 = √3 - √2 sayısının eşleniği Z5 = √3 - √2 dir.
Örnek: Z = a + bi olmak üzere, 3 . Z – 1 = 2(4 – i) olduğuna göre, a + b toplamını bulalım.
Çözüm: 3 . Z – 1 = 2(4 – i)
3 . (a – bi) – 1 = 8 – 2i
3a – 1 – 3bi = 8 – 2i
olduğundan, 3a –1 = 8 ve -3b = -2 dir.
3a – 1 = 8 => 3a = 9 => a = 3 ve
-3b = -2 => b = 2/3 tür.
O halde, a + b = 3 + 2/3 = 11/3
Not:
- Bir karmaşık sayının eşleniğinin eşleniği kendisine eşittir ( (ž) = z )
- Reel katsayılı ikinci dereceden ax2 + bx + c = 0 denkleminin köklerinden biri Z = m + ni karmaşık sayısı ise diğeri bu kökün eşleniği olan Z = m – ni sayısıdır.[2]
Dost Siteler : rap dinle |
arabeskrap |
kim milyoner olmak ister |
online tv izle |
tv dizileri izle |
şarkı dinle |
fundyy şarkıları |
kayıp şehir dizisi | duman dinle | Polina Egorova |
2013 şarkıları dinle















